Okuyorum okudukça insanın yalnızlığına çaresizliğine şahit oluyorum içim daralıyor, bir köşeye çekilip kendi kapıma sığınıyorum, yaşamın anlamsızlığı dokunuyor canıma, acıyorum, sıkılıyorum yinede zaman umarsızca akıp gitmekte, tutup her hangi bir zaman diliminde kendimi asmak geliyor, ruhuma bir kaya kütlesi gibi yorgunluk çöküyor, kitap müzik şarap hiç birşey anlam ifade etmiyor, nefesimi bir kadının nefesine karıştırıp anlık dirilişlerim oluyor, kısa süren ve genzi yakan yaşamın ufak kırıntıları, çay yapıp içsem boğazım yanıyor, havanın sertliği suyunda tesirini artırdığı için birazda kirliyim, elimden hiçbirşey gelmiyor, işte yazdıklarımda bitti bununla bulacağım teselli uzun sürmeyecek, yinede anlatmasaydım ağlardım bugün ağlamak için çok soğuk…
“I’ve always liked quiet people: You never know if they’re dancing in a daydream or if they’re carrying the weight of the world.”— John Green, Looking for Alaska












